SON DAKİKA

Haberertesi
Sait Temur

KİRLİ PROPAGANDA!

KİRLİ PROPAGANDA!
Bu haber 09 Haziran 2016 - 18:17 'de eklendi ve 355 views kez görüntülendi.

14 yıllık AKP iktidarının hedefi sorunlar değil CHP olmuştur.
Bu, dün de böyleydi…
İsmet İnönü, “çok partili sistemin” önünü açan liderdir.
1950′li yıllarda tek başına iktidara gelen Demokrat Partinin de tek hedefi CHP olmuştu. CHP’nin TBMM’de bulunan Grup odası bir gece yarısı basıldığında milletvekillerinin haber verdiği genel başkan İsmet İnönü, “eşkıyanın nerede ne zaman ne yapacağı belli olmaz” demişti. Yine İsmet İnönü’nün içinde olduğu tren ve otobüs defalarca taşlanmış ve çeşitli saldırılar yapılmıştır. CHP genel başkanı Bülent Ecevit’e suikastler düzenlenmiş, mitingleri engellenmiş, defalarca yolu kesilmiştir. Darbe dönemlerinde parti kapatılmış, mallarına el konulmuş, genel başkan ve milletvekilleri hapse atılmış hatta siyaset yasağı getirilmiştir.
YALAN VE İFTİRA SİYASETİ
Tüm bunlar yetmedi. CHP her zaman yalan ve ucuz siyasetin de hedefi oldu.
- CHP döneminde ekmek karneyle veriliyordu…
- CHP Camiilerimizi ahır yaptı…
- CHP Kuran’ı yasakladı…
- CHP Ezanı susturdu…
- CHP dinsizlerin partisidir…
- CHP demek yokluk demektir…
- CHP Komünizmi getirecek…

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün.
Gelelim yakın tarihimize:
Recep Tayyip Erdoğan da Başbakanlığı döneminden bugüne kadar bu iddiaları dilinden düşürmeyerek CHP’yi sürekli hedef tahtasına koyuyor. Üstelik namus ve şerefi üzerine yemin ederek “Partiler üstü” olması gereken Cumhurbaşkanı sıfatı ile Ana Muhalefet Partisinin liderine ağır hakaretler etmekten çekinmiyor.
“MİLLETİMİZ” YALANLARA İNANDI, GERÇEĞİ GÖRMEDİ
Oysa, Erdoğan’ın döneminde Camiler yıkılarak AVM yapıldı, belediyelerin borcuna karşılık Camiler haczedildi, Üsküdar ilçesinin AKP’li belediyesi kültür merkezinin önüne “Kabe’nin maketini” yaparak ziyarete açtı, Diyanetin bir etkinliğinde “Kuran-ı Kerim yazılı pasta” kesildi, Erdoğan “Kuran-ı Kerim’i eline alarak” miting konuşması yaptı, partisinin bir milletvekili “Erdoğan’a dokunmak ibadettir” dedi. AKP’li bakan Kura-ı Kerim ile açıkça dalga geçmiş, özür bile dilememişti. Haklarında onlarca “yüz kızartıcı” iddialar olan bakan ve milletvekilleri “Biz ancak Allah’a hesap veririz” dediler.
Kısacası, kutsal dinimiz bu dönemdeki kadar tarihte yıpratılmamıştı.
Tüm bunlar gözümüzün önünde olurken vicdan sahibi bir Müslüman çıkıp itiraz bile etmedi. Erdoğan da bir defa olsun “Bunları milletime havale ediyorum” demedi ama CHP’yi ve CHP’nin genel başkanını sık sık “Milletine” havale etti.
NEDEN?
Geçmiş dönemin sağ ve muhafazakar iktidarlar ve AKP neden bunu yapıyor?
İktidarların temel hedefi sorunları çözmek ve yurttaşın hayatını kolaylaştırmak,
İstihdam yaratarak işsizliği önlemek, refah düzeyini yükseltmek, kaliteli eğitim ve sağlık hizmeti vermek, ülkenin iç ve dış güvenliğini sağlamak, yasama, yürütme ve yargının uyumlu çalışmasını sağlamaktır.
AKP iktidarı, 14 yılda hiç bir sorunu kalıcı olarak çözemediği gibi iç ve dış güvenliğimizi sıfıra indirmiştir.
Son 365 Günde; 549’u asker ve polis, 453’ü sivil olmak üzere 1002 Yurttaşımızı teröre kurban verdik.
İşsizlik ve gelir dağılımıdaki fark zirve yapmıştır. Bunca özelleştirmeye rağmen iç ve dış borç tarihimizin en yüksek seviyesine çıkmıştır. (İMF’ye bocumuzu kapattık) söylemi koca bir balondur. Evet, İMF’ye boç kalmadı ama dış borç on katına çıktı.
CEHAPE ZİHNİYETİ…
Yukarıda özetlediğimiz sorunların sorumlusu olarak Erdoğan’ın deyimiyle “CEHAPE Zihniyetinin” gösterilmesi de sadece gerçeği gölgelemekten başka bir şey değil.
Oysa 14 yıldır bu ülkeyi CHP değil AKP yönetiyor. Erdoğan’ın ve iktidar temsilcilerinin Ayrıştırıcı, bölücü, kışkırtıcı ve hedef gösteren siyaset tarzı ve söylemleri sonucunda da CHP’ye, CHP’nin genel başkanına, milletvekillerine ve il başkanlarına saldırılar yoğunlaşıyor. Son olarak Fatih Camiisindeki şehit polislerin cenaze töreninde CHP genel başkanının bir grup tarafından protesto edilmesi ve Kılıçdaroğlu’nun ayaklarının altına mermi kovanı atan zanlının AKP üyesi olduğu ortaya çıkmasına rağmen AKP’den tek kelimelik bir açıklama bile yapılmıyorsa tehlikenin büyüğü yakın demektir.
Bu günkü yandaş gazetelerin de olayı “Camiden kovuldu” “Kılıçdaroğlu’na tepki” gibi manşetlerle vermesi “Kirli propagandanın” tamamlayıcı unsuruydu.
“CHP MİLLETVEKİLLERİ CEZAEVLERİNDE TERÖRİSTLERİ ZİYARET ETTİ”
Kılıçdaroğlu’nun CNN TÜRK Tarafsız Bölge programında “Bizim milletvekillerimiz cezaevlerinde her görüşten tutuklu ve mahkumu, hatta DHKP-C’lileri bile ziyaret etti” sözleri yandaş medyada ve Erdoğan tarafından kasıtlı olarak çarpıtılsa da gerçeği yansıtmıyor. Gerçek şudur: Cezaevlerinde tutuklu ve hükümlüleri sadece CHP milletvekilleri değil “TBMM İNSAN HAKLARI KOMİSYONU” ziyaret etmiştir. Bu komisyonun başkanı da şu anda Erdoğan’ın baş danışmanı, ve o dönem AKP milletvekili olan Ayşe Türkmenoğlu’dur. Ayrıca komisyonda CHP’li, MHP’li ve HDP’li milletvekillerinin yanı sıra AKP’den Mehmet Metiner, Mehmet Kerim Yıldız ve Abdürrahim Akdağ da bulunuyordu.
TBMM’de kurulmuş, her partiden milletvekillerinin görev aldığı bir komisyonun meclis adına yaptığı ziyaretlerden bile “suçlu bir CHP” yaratmak “kirli propaganda” değilse nedir?
image

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA