SON DAKİKA

Haberertesi

KILIÇDAROĞLU DİSK GENEL KURULUNDA KONUŞTU

KILIÇDAROĞLU DİSK GENEL KURULUNDA KONUŞTU
Bu haber 13 Şubat 2016 - 14:47 'de eklendi ve 290 views kez görüntülendi.

“NE EZİLEN NE EZEN, İNSANCA HAKÇA BİR DÜZEN”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) 15.Olağan Genel Kurulu’na katılarak bir konuşma yaptı.
“ÇALIŞMA BAKANI’NI KEŞKE DİNLEYEBİLSEYDİK”
Kılıçdaroğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu’nun protestolar nedeniyle salonu terk etmek zorunda kalmasına ilişkin, “Mademki konuklarımızı buraya davet ettik, o konukları dinlemek de hepimizin görevidir. Dolayısıyla keşke tepkiyi göstermeseydiniz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı en azından kıdem tazminatı konusunda ne söyleyecek hep beraber dinlemiş olurduk. Sayın DİSK Genel Başkanının söylediklerini, işçinin neler beklediğini doğrudan O da duymuş olacaktı, bu fırsatı kaçırdık, keşke kaçırmamış olsaydık” dedi.
“KENDİ AYAĞINA KURŞUN SIKAN, SENDİKACI OLAMAZ”
Bugün, Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinin en derin krizlerinden birini yaşadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, “İçeride bu krizleri yaşıyoruz. İşsizlik geldi yüzde 10 buçuklara. Yılın 15 gününde işi olan, ‘senin işin var’ diyorlar. Onlar bu rakama dahil değil. 6 milyonun üzerinde işsizimiz var, 17 milyonun üstünde yoksulumuz var. Sendikalaşmanın önündeki en büyük engel işsizliktir. Taşeron işçi korkusundan sendikaya üye olamıyorsa, ‘benim de haklarım var’ sözcüğünü ağzına alamıyorsa burada ciddi sorunumuz var. Siyasetçiden çok daha fazla işçilere düşen görev var. Ayağına kurşun sıkan işçi sendikası olmaz, işçinin hakkını savunmayan, siyasal iktidara kapılanmış sendikacı olamaz” dedi.
“İŞÇİLER BİRLİK OLMAK ZORUNDADIR”
Sendikalara seslenen Kılıçdaroğlu “Böl ve yönet’ öteden beri söylenir, küçülterek yönetmek düşüncesi her dönem vardır. Bölünmeden yola devam etmek gerekir. Küçük ayrıntılarda bölünmek birilerinin ekmeğine yağ sürer. Ana ilkede beraber olmak zorundasınız, bölünürseniz zaten o siyasetçilerin ekmeğine siz kendiniz yağ sürmüş olursunuz. Bölünmeden birlikte yola devam etmek sendikacıların başarısını getirir” dedi. Kılıçdaroğlu, bütün dikta yönetimlerinin sendikalara karşı olduğunu ifade ederek “Eğer dikta yönetimine teslim olmak istemiyorsak, yapacağımız şey ayrışma olmadan işçilerinin tamamının ortak harekete etmesidir” diye konuştu.
“ANCAK DİKTATÖRLERİN OLDUĞU ÜLKELERE GİDEBİLİYOR”
Hükümetin dış politikasını da eleştiren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
“Özellikle Suriye politikasında tarihin en büyük yenilgisini yaşadı Türkiye. Ortadoğu’da başvurulan bir ülkeydi Türkiye, şimdi Ortadoğu’dan dışlanan bir Türkiye var. Avrupa’dan, Amerika’dan, Uzak Doğu’dan yani dünyadan dışlanan bir Türkiye var. O kadar ki bir kişi ancak ve ancak diktatörlerin olduğu ülkelere seyahat etmek durumda kalıyor. Böyle bir tabloyu kabul etmiyoruz. Alın teriyle oluşturduğumuz Türkiye’nin itibarı birileri tarafından sıfırlanıyor. Bu tablo bu ülkenin namuslu insanlarının, bu ülkenin emekçilerinin kaldıracağı bir tablo değil. Bunun önüne hep beraber geçmek zorundayız. Bunun yolu sadece slogan atmak değil, bilgiyle donanıp, bilgiyle halkın karşısına çıkacağız.
“BÜTÜN SİYASİ PARTİLER TERÖRE KARŞI OLDUKLARINI SÖYLEMELİDİR”
Terör sorununa da değinen Kılıçdaroğlu, “Bir konuda açık ve net olacağız, bütün siyasi partiler açık ve net teröre karşı olduklarını söyleyecekler. Terörü ülkemizde istemiyoruz. Terör istenmez. Terörün amacı yılgınlık yaratmaktır, masum insanları öldürmektir. Son 6 ayda 270’in üzerinde şehidimiz geldi. O nedenle terör konusunda hepimizin çok net tavır takınması lazım. Silahın konuştuğu yerde sorunlar çözülmez. Bugün eline silah alanlar başkalarının politikalarını Türkiye’de uyguluyorlar” dedi.
“BELGELERİ HAKİMİN ÖNÜNE KOYACAĞIM”
AKP iktidarı için söylediği, “terör örgütüne açıkça yardım ve yataklık yaptıkları” yönündeki sözlerini tekrarlayan Kılıçdaroğlu, “Bakın açık söylüyorum, bir şey söyleyemiyorlar. Beni mahkemeye vereceklerse bütün belgeleri önüne koyacağım o hakimin. Siz kalkıp kent merkezleri silah deposu haline dönüştürülürken, valiye talimat veriyorsunuz ‘şuna, buna dokunma’. Şimdi kalkmışlar şehitler üzerinden kahramanlık yapıyorlar. Siz şehitler üzerinden kahramanlık yapamazsınız. Sizin böyle bir hakkınız yok. O şehitler sizin şehitleriniz değil” diye konuştu..
“BEN KENDİ DEMOKRATLIĞIMI SORGULATMAM”
Medya özgürlüğüne de vurgu yapan Kılıçdaroğlu, iktidarın medya özgürlüğünü, toplumu belli bir tuzağın odağına çekmek için kısıtladığını belirtti. Başbakan Davutoğlu’na Anayasa’da dördüncü güç olarak medya özgürlüğünün yer alması konusunda çağrı yaptığını anımsatan Kılıçdaroğlu, “İki gazeteye saldırı oldu, Akit ve Yeni Şafak’a, kınadım. Onlar bize destek vermezler ama önemli olan, benim katılmadığı düşüncenin de özgürce söylenmesi. Ben bunu yapmazsam benim demokratlığım sorgulanır. Ben kendi demokratlığımı sorgulatmam” dedi.
“SEN BİZİ ANLAYAMAZSIN”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarına işaret eden Kılıçdaroğlu, “Ama kaçak sarayda oturan ne diyor; ‘Efendim takip edeceğim, bakalım bunlar bir şey diyecek mi.’ Biz söyleriz, sen bizi anlamadın, anlayamazsın zaten. Ruhun da anlamaz, bilgin de anlamaz senin. ‘Efendim bir gazetede cam çerçeve kırıldı, molotof kokteyli atılmadı orada.’ Lafa bakın. Kardeşim oraya gidip saldıran adam senin milletvekilin. Sen bir de tuttun bu adamı gidip Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda Bakan Yardımcısı yaptın. İnsan biraz utanır ya utanır, insanda bir parça, toplu iğne ucu kadar ahlak olur, ahlak. Ahlakı bunun için sorguluyoruz. Son 13 yılda Türkiye’de ahlakta ciddi bir yozlaşma olmuştur, hangi açıdan bakarsanız bakın. Bunun da sorgulanması lazım ” diye konuştu.
KONUŞMASINI ECEVİT’İN SÖZLERİYLE BİTİRDİ
Konuşmasının sonunda, eski Başbakanlardan merhum Bülent Ecevit’in “ne ezilen ne ezen, insanca hakça bir düzen” sözlerini dile getiren Kılıçdaroğlu, “İnsanca hakça bir düzen için yeniden silkelenme, yeniden mücadele çağrısı yapıyorum” dedi.
image

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA