SON DAKİKA

Haberertesi

HİLMİ YARAYICI BELGELERLE KONUŞTU

HİLMİ YARAYICI BELGELERLE KONUŞTU
Bu haber 13 Temmuz 2016 - 20:22 'de eklendi ve 264 views kez görüntülendi.

CHP’Lİ YARAYICI: ”HATAY HALKI KİMİN MAZLUM SIĞINMACI, KİMİN CİHATÇI ÇETE ÜYESİ OLDUĞUNU BİLEMEMENİN TEDİRGİNLİĞİ İÇİNDE”
CHP Hatay Milletvekili Hilmi Yarayıcı’nın “Hükümetin Suriye’li sığınmacı sorunu ve cihatçı örgütlere sağlanan destekler” hakkında verdiği araştırma önergesi TBMM Genel Kurulunda görüşüldü. Önergenin görüşmeleri üzerine söz alan Yarayıcı Reyhanlı’da meydana gelen patlamaya değinerek, Hükümetin Esad’ı devirme uğruna ülkemizi cihatçı çetelerin örgütlenme, eğitim, geçiş ve lojistik üssüne çevrilmesini eleştirdi.
“REYHANLI’DA ÖLENLERİN ÜZERİNDEN AFAD TANITIM KARTLARININ ÇIKMASI HÜKÜMETİN SURİYE SAVAŞINDAKİ ROLÜNÜ BİR KEZ DAHA GÖSTERMİŞTİR.”
Yarayıcı yaptığı konuşmada: “Ölen kişiler 2015 yılında AFAD’tan (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) kart alarak Reyhanlı’ya yerleştikleri, pasaport ve yerleşim kartlarının birbirini tuttuğu bilgisini edindim. Reyhanlı’da AFAD’ın verdiği tanıtım kartıyla ikamet etmiş olmaları, Hükümetin Suriye iç savaşındaki rolünü bir kez daha gözler önüne sermiştir. Ancak patlama kadar vahim olan bir başka durum; evde iki adet suikast amaçlı susturuculu silahın bulunmuş olmasıdır. AFAD tanıtım kartıyla ülkemizde ikamet eden şahısların bu güne kadar ülkemizde katıldığı eylemler veya işlediği suçlar henüz bilinmemekte” olduğunu belirtti.
“ÜLKEMİZE SIĞINAN DÖRT MİLYONA YAKIN SURİYE VATANDAŞININ HANGİSİNİN GERÇEKTEN SIĞINMACI, HANGİSİNİN CİHATÇI KATİL OLDUĞUNUN BİLİNEMEMESİ HALKTA TEDİRGİNLİK YARATMAKTADIR”
Reyhanlı’da 2013’te meydana gelen patlamaya da değinen Yarayıcı: “halkın, halen 2013’te ilçelerinde gerçekleştirilen katliamın travmasını üzerlerinden atamamış iken, bu patlamayla bir kez daha sarsıldıklarına tanık oldum. Uzun zamandır güvenlik konusunda endişe yaşadıklarını belirten ilçe sakinleri, kimin gerçekte sığınmacı, kimin eli kanlı terörist olduğunu bilememenin tedirginliğiyle, uyku uyuyamaz bir durumda olduklarını belirttiler. Patlamanın gerçekleştiği evde hayatını kaybedenlerin üzerinden AFAD kartının çıkması, tedirginliklerini daha da arttırmış olduğunu gözlemlediğini” ifade etti.
“IŞİD’İN KAMUFLAJLARI HALEN HATAY’DA ÜRETİLMEKTEDİR”
“Hükümetin insanlık suçlarının işlenmesine zemin hazırladığı Suriye iç savaşının etkileri Suriye ile sınırlı kalmadığını söyleyen Yarayıcı: Özellikle sınır şehirleri cihatçı çetelerin eğitim kampı, geçiş güzergahları ve lojistik üsleri haline dönmüştür. Hükümet her ne kadar üst perdeden IŞİD’le mücadele ettiğini söylese de bu doğru değildir. IŞİD’in kamuflaj elbiseleri halen Hatay’daki tekstil atölyelerinde üretilmeye devam edilmektedir. Üstelik bu kıyafetler insanlık dışı koşullarda 9 – 12 yaş aralığındaki çocukların çalıştırıldığı atölyelerde üretilmektedir. İngiliz gazetecilerin gelip röportaj yaptığı bu atölye sahiplerini, istihbarat örgütlerimizin bilmemesi düşünülemez. Geriye tek bir seçenek kalıyor o da bu işletmelere göz yumulması seçeneği” olduğunu ifade ederek, ülkemizde meydana gelen birçok canlı bomba eylemi ve patlamanın emrini verdiği iddia edilen IŞİD’in bir dönem sınır emiri olan İlhami Balı’nın adeta kollandığını söyledi.
ESAD’I DEVİRME UĞRUNA KÜRESEL TERÖRİZMİN TÜM UNSURLARI ÜLKEMİZ ÜZERİNDEN SURİYE’YE GÖNDERİLDİ.
Suriye iç savaşında muhalif oldukları iddiasıyla cihatçı örgütlere her türlü imkanın sağlandığını söyleyen Yarayıcı: “Örgütler desteklendi her türlü para ve lojistik destek sunuldu. Geldiğimiz aşamada Esad yerinde kaldı. Ve savaşı körükleyen ülkeler, Esad’lı çözümü kabul etmiş görünüyor. Uzun bir süredir bu gerçeği kabullenemeyen hükümet son uluslararası gelişmeler doğrultusunda politika değişikliğine gideceğinin sinyallerini vermeye başladı. Bu uğurda ilan ettiği tüm kırmızı çizgilerin çiğnenmesine örtülü onay vermeye başladığını” iddia etti.
SAVAŞIN ASIL FATURASINI NE AMERİKA, NE SUUDİ ARABİSTAN NE DE KATAR ÖDEYECEKTİR.
Hükümetin politika değişikliğinin olası sonuçlarına değinen Yarayıcı: “Hükümetin başta IŞİD ve El Nusra olmak üzere cihatçı örgütlerle araya mesafe koyması artık bir zorunluluk haline gelmiştir.Savaşın daha da radikalleştirdiği örgütlerin bunu sessizce kabullenmeleri beklenmemelidir. Bu örgütler artık ülkemizi de bir savaş alanı olarak kullanmaya başlayacakları kesindir. IŞİD’in son eylemleri bunun sinyalleridir. Bu nedenle ne yazık ki ülkemiz için asıl sıkıntılar bundan sonra başlayacaktır. Hükümetin kör dış politikasının faturası sadece ama sadece halkımıza çıkacaktır” dedi.
SIĞINMACILARA VATANDAŞLIK HÜKÜMETİN SORUMLULUKTAN KAÇMA ÇABASIDIR
Yarayıcı konuşmasının devamında: “Savaşın baş aktörlerinden olması ve yaşanan bu trajedinin sorumluluğu kendisinde değilmişçesine “Suriye’li sığınmacılara vatandaşlık müjdesi” açıklaması utanmazlığın tarifinden başka bir şey değildir. Bu hamle ile yarattığı trajediden hiçbir şey olmamış gibi sıyrılmaya çalışmaktadır ama yanılıyorlar diyen Yarayıcı: “Politik öngörüsüzlükleriyle nasılsa Esad’ı üç ayda deviririz diyerek teşvik ettikleri sığınmacı politikası bugün ellerine yüzlerine bulaşmış durumdadır. Ülkemize getirdikleri dört milyon sığınmacı bugün insanlık dışı koşullarda yaşamakta büyük bir çoğunluğu dilencilikle yaşamını sürdürmek zorunda bırakılmıştır. Bu nedenledir ki binlercesi ülkemizden Avrupa’ya geçmek isterken hayatlarını kaybetmiş, buna rağmen ölümü göze alarak kaçmaya çalışmaya devam etmekte olduklarını” söyledi.
SIĞINMACILARIN YAŞADIĞI TRAJEDİNİN BİRİNCİ DERECE SORUMLUSU HÜKÜMETTİR.
Hükümetin, sığınmacılara karşı olduğumuz yönünde algı yaratma peşinde olduğunu ifade eden Yarayıcı bu iddialara tepki göstererek: “ Bu da ayrı bir utanmazlık örneğidir. Sığınmacıların yaşadığı acıların sorumlusu ülkemiz hükümeti ise, öncelikle bu insanların insanca yaşamalarını talep etmek bizim insanlık görevimizdir. Bu insanların hakkını aramak ta bizim görevimizdir. Bugün sayıları 500 bine ulaşan okul çağındaki Suriye’li çocuk eğitim haklarından mahrum karanlık bir geleceğe yürüyorlar. Bu çocukların eğitimini sağlamakta, hastaları tedavi etmekte, hepsine temel insan haklarına uygun bir yaşam sunmak hükümetin bu insanlara borcudur. Bizlerinde, tüm partililerimizin de öfkesi asla ve asla bu mazlum insanlara yönelik değildir, olması da mümkün değildir. Öfkemiz insanlara bu mağduriyeti yaşatan başta hükümet olmak üzere diğer aktörlere olduğunu ifade ederek: “Bizler Suriye’de yaşanan insanlık dramının acısını yüreğimizin en derininde hissediyoruz. Bu nedenle savaştan kaçıp ülkemize sığınan insanlara evimizin yanı sıra yüreğimizi de açtık. Açmaya da devam edeceğiz. Burada asıl sorun hükümetin kapalı kapılar ardında binlerce cihatçı katile kapıları açarak onlara silah, eğitim vb. her türlü desteği sunmuş olması” olduğunu söyleyen Yarayıcı: “Suriye’de sağlanacak barış milyonlarca sığınmacının anavatanlarına dönmeleri anlamına gelecektir. Kapımızı ve yüreğimizi açtığımız milyonlarca sığınmacı bizden bu ortamın yaratılmasına katkı beklemektedir. Yoksa vatandaşlığa geçmek, onların bizden talep ettiği bir durum değildir” diyerek konuşmasını tamamladı.
CHP Hatay milletvekili Hilmi Yarayıcı ve arkadaşlarının vermiş olduğu araştırma önergesi iktidar partisi milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.
image

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA