SON DAKİKA

Haberertesi

DİKTATÖR DEMEYE DEVAM EDECEĞİM

DİKTATÖR DEMEYE DEVAM EDECEĞİM
Bu haber 19 Ocak 2016 - 13:19 'de eklendi ve 312 views kez görüntülendi.

KILIÇDAROĞLU PARTİSİNİN GRUP TOPLANTISINDA KONUŞTU
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında hafta sonunda yapılan kurultayı ve gündemi değerlendirdi.
İşte Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satırbaşları
“TÜRKİYE NEDEN BU HALDE?”
Bugün gazetelerde 6 şehit haberimiz var. 6 eve ateş düştü. Elbetteki o aileler başımızn tacı amı şu soruyu sormamız gerekiyor neden Türkiye bu halde? 2002’de sıfır terörle devraldınız. Şu anda ülke kangölüne döndü. 13 yıldır Türkiye’yi kim yönetiyor. Eskiden terör dağlardaydı şimdi şehrin merkezinde. Fotoğraflara bakın Suriye’den Beyrut’tan ne farkı var o fotoğrafların? O şehir merkezleri silah deposu haline getirilirken valilere sakın ha bunlara dokunmayı talimatı veren bu iktidarı hiç mi sorgulamayacaksınız. Şehitlerimizin kanı onların yakalarında ve alınlarındadır. Şimdi kalkmış aslan kesiliyorlar. Önce bu memleketi bu hale nasıl getirdin bunun hesabını vereceksin. Türkiye’de kimsenin yüzü gülmüyor. Herkeste gelecek, güvenlik ve can kaygısı var yazık değil mi ülkeye.
“AKP DÖNEMİNDE 208 FAİLİ MEÇHUL VAR”
Bir insanı Şişli’de caddenin ortasında katlettiler. Sonra bunun arkasında başka anlayışların olduğu ortaya çıktı. Hrant Dink’in ölümünün üzerinden 9 yıl geçti. Öğrendik ki bunun arkasında başka güçler var. İçlerinden bazılarının devlet uzantıları, hükümet uzantıları var. Faili meçhul demokratik bir ülkede kara bir lekedir.
AKP hükümetleri döneminde faili meçhullerin sayısı 208. En belirgini de Hablemitoğlu. Çankaya’da herkesin gözleri önünde öldürüldü.
Tahir Elçi aynı şekilde faili meçhule doğru gidiyor. Kızı umudunu kesmiş. Sevgili Türkan Elçi diyor ki “Kimin vurduğunu öğrenmek istiyoruz, nasıl vurulduğunu öğrenmek istiyoruz. İntikam arzusunda değiliz” diyor.
35. OLAĞAN KURULTAY: “EVİMİZE DEMOKRASİ GETİRDİK”
Hafta sonu güzel bir kongre yaptık. Bize yönelik yazılıp çizilen eleştirilerden ötürü en ufak alınganlık duymuyoruz. Çünkü biz demokrasiyi savunuyoruz. Biz evimize demokrasi getirdik, evine demokrasi getirmeyen ülkesine getiremez. 462 arkadaşımız PM’ye üye olmak istediler. Yarıştılar kendilerini tanıttılar. Eğer biz bu ülkeye birinci sınıf demokrasiyi getireceğiz dediysek evimizde demokrasi var diye isteyebiliyoruz. Bizde lider sultası yok.
“SARAYIN KAPIKULLUĞUNU YAPANA CUMHURİYET SAVCISI DENMEZ”
Kurultayımızda çok şey söyledik ama kurultayın ana tartışma konusu benim Cumhurbaşkanı’na yaptığım eleştiriler oldu. Şimdi burada bu cümleleri tekrardan okumak istiyorum. “Senin için şeref ve namus ne anlama geliyor? Tarafsızlığını korumazsan sana her saniye bunu hatırlatırım” Bunu açıkladık, koro halinde bir seslenme başladı. AK Parti tarafından, gençlik kollarından, havuz medyasından… Bu arada Cumhuriyet Savcısı da soruşturma başlatmış. Cumhuriyet Savcısına sormak istiyorum; Sarayın kapıkulluğunu yapana Cumhuriyet Savcısı denmez.
MAHKEMEYE MECLİS’TE ETTİĞİ YEMİNİ GÖNDERECEĞİM”
Sanıyorlar ki kendilerinden korkacağız. Savcı da olsa, Başbakan da olsa Allah’tan başka kimseden korkmayız. Aslında kendisine diktatör dediğim için değil, diktatör bozuntusu dediğim için bozuluyor. Diktatör de olamıyor. Daha önce diktatör de dedim. Ne zaman ki diktatör bozuntusu dedim o zaman bozuluyor. Mahkemeye Meclis’te ettiği yemini göndereceğim. Ölümüne kadar arkasında durduğumu iki kavram varsa namus ve şereftir. Hakime göndereceğim, o yemini ben yapmadım. O yaptı. Ben kendisine yeminine sadık kalması gerektiğini hatırlatıyorum.
“TAKİPÇİSİ OLACAĞIM, AİHM’E KADAR GİDECEĞİM”
Cumhurbaşkanlığı makamı, delidir ne yapsa yeridir makamı değildir. Bunun bir de başdanışmanı var. Şeref Malkoç. O da başka bir fırıldak, partiden partiye geziyor. Ahlakı savunmak, şerefi savunmak ne zamandan beri edepsizlik oldu. Ben namusu savunuyorum. Talimat veriyor, cumhuriyet savcısı derhal soruşturma açsın diyor. Ben de takipçisi olacağım. AİHM’e kadar gideceğim. Davutoğlu da ‘Cumhurbaşkanı’na yaptığı ithamı aynen iade ederim’ diyor. Namus ve şerefi kabul ediyorum. Namus ve şerefi ayaklar altına alanı ben affetmem.
“BİRİSİNİN HADDİNİ BİLDİRMESİ LAZIMDI, O GÖREVİ BEN ÜSTLENDİM”
Neredeyse hava durumunu da Cumhurbaşkanı açıklayacak. Her sabah lütfen Cumhurbaşkanına hava durumunu versinler. Konuşacaksa bari bu konuda da konuşsun. Cumhurbaşkanlarının bir toplumda saygınlığı olmazsa olmazdır. O saygı çerçevesinde dili ve üslubu olması lazım. Birisinin haddini bildirmesi lazımdı, ben de o görevi üstlendim.
Diktatörlerin hepsi hırsızdır, hırsız olmayan bir tane diktatör yoktur.
İkinci özellikleri kamu kaynaklarını kendi cüzdanı gibi görürler. Hitler Mussolini hep böyle yaptılar.
Bizim ülkemize bakalım yarın bütçe sunuşu yapılacak Sayıştay’dan rapor gelmedi. Dedim ya devletin bütçesini kendi cepleri gibi görüyorlar.
Diktatörlerin üçüncü özelliği kanun, hukuk falan dinlemez. Onun için kuvvetler ayrılığı ilkesine aldanmazlar. Bir ülkenin mahkemesini, parlamentosunu ayakbağı olarak görene diktatör denir.

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA