SON DAKİKA

Haberertesi

LASTİK-İŞ SENDİKASINDAN AÇIKLAMA

LASTİK-İŞ SENDİKASINDAN AÇIKLAMA
Bu haber 06 Temmuz 2019 - 9:28 'de eklendi ve 22 views kez görüntülendi.

HABER/Sait TEMUR
“LASTİK-İŞ EMEĞE VE EKÇİNİN HAKKINA SONUNA KADAR SAHİP ÇIKACAKTIR”

Akdeniz Kimya (OYAK) ișyerinde son yıllarda yașanan iș kazaları ile ilgili LASTIK-IȘ Sendikası genel Başkan yardımcısı ve Toplu sözleşme Daire Bașkanı Ziya Ünal, LASTİK-İŞ Sendikası İzmir şube başkanlığında bir basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısına DİSK Ege Bölge Başkanı Memiș Sarı, LASTİK-İŞ İzmir şube başkanı Yusuf Ziya Sarı, Birleşik Metal-İș sendikasi İzmir șube yönetim kurulu üyesi Cengiz Koral, LASTİK-İŞ İzmir şubesi önceki başkanı ve Balçova belediye meclis üyesi Zedin Yumli, eski yönetim kurulu üyesi Ahmet Yıldız, İMECE dayanıșma dernegi Başkanı Günseli Kaya ve sendika üyeleri katıldı.

LASTİK-İŞ Sendikası genel başkan yardımcısı ve Örgütlenme Daire Başkanı Ziya Ünal, basın toplantısına şu sözlerle başladı.

Sözlerime başlarken hepinizi sendikam Lastik-İş adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Ben DİSK’e üye Lastik-İş Sendikasının Genel Başkan yardımcısıyım. Şu anda Genel Merkez Yöneticilerimizle, İzmir Şube Yöneticilerimizle ve İzmir’deki örgütlü olduğumuz İşyerlerindeki işyeri sendika temsilcisi arkadaşlarımızla karşınıza çıkmış bulunuyoruz.

Sendikamız, Türkiye çapında 04 nolu Kimya, Petrol, Lastik, Plastik ve İlaç işkolunda faaliyet gösteren köklü bir kuruluştur. 4 Nisan 1949 tarihinde kurulmuş olan Lastik-İş, bu yıl kuruluşunun 70. Yılını kutlamaktadır. Dolayısıyla sendikamız ülkemizin en eski ve demokratik kurumlarından birisidir ve tarihi boyunca çetin mücadeleler içinde işçilere önderlik ederek günümüze kadar gelmiştir. Sendikamız, işçilerin onurunu korumak için onlara ‘’üstünü aratma’’ çağrısı yaparak Türkiye’de köklü bir değişimi gerçekleştirmiş bir sendikadır.

Sevgili Basın Mensupları,
Bugün buraya sizleri Kemalpaşa’da kurulu Akdeniz Kimya işyerinde yaşanan gelişmeleri değerlendirmek ve bilgilerinizi tazelemek üzere çağırmış bulunuyoruz. Bildiğiniz gibi Akdeniz Kimya, kısa adı OYAK olan Ordu Yardımlaşma Kurumuna ait bir işyeridir. OYAK, Türkiye içinde ve dışında başka işyerleri de bulunan çok uluslu bir kurumdur.
Bir OYAK kuruluşu olan AKDENİZ KİMYA yabancı işyerlerini de satın alarak zaman içinde büyüdü. Gelirini ve karını arttırdı. Bütün atılımlarını biz işçilerin çalışmasıyla yaptı.

PEKİ, KENDİSİ BÜYÜYEN VE GELİŞEN AKDENİZ KİMYA İŞÇİLERE NE VERDİ?
ÇALIŞANLARIN ÜCRETLERİ Mİ ARTTI?
ÇALIŞMA SAATLERİ Mİ AZALDI?
YENİ SOSYAL YARDIMLAR MI VERDİLER?
İŞ GÜVENCESİ Mİ GELDİ?  
MESLEK HASTALIKLARINDAN KORUNMANIZ İÇİN ADIMLAR MI ATILDI? İŞÇİLER İŞYERİNDE SÖZ HAKKINA MI SAHİP OLDU?
İŞÇİLERİN İSTEKLERİNİ DİNLEYİP SAYGI MI GÖSTERİYORLAR?

Bunların hiç birisi gerçekleşmedi. Yapılanlar göz boyamadan öteye geçmedi. Akdeniz Kimya işvereni işçileri işten çıkarma tehdidi ile baskı altına alarak düşük ücretlerle ve hiçbir söz hakkı tanımadan çalıştırmaya devam etti. İşçileri meslek hastalıklarına karşı tedbir almadan çalıştırmayı sürdürdü. Bugün Akdeniz Kimyadan ayrılan işçiler başka işyerlerine başvurduklarında genellikle sağlık raporu alamıyorlar. Birçoğunda Akdeniz Kimyada yakalandıkları akciğer hastalıkları çıkıyor.  
 
Akdeniz Kimya’da sendikamız, 14 Ağustos 2017 tarihinde toplu iş sözleşmesi yapmak için Bakanlığa başvurmuştur. Bakanlıktan 24.08.2017 tarihinde sendikamızın toplu iş sözleşmesi yapmak için işyerinde çoğunluğu sağladığı bildirilmiştir. Ancak Bakanlığın bu tespitine işveren itiraz etmiştir. Açılan dava 2 yıldır devam etmektedir.

Akdeniz Kimya işvereni sendikamızın örgütlenme çalışmasına başladığı günden bugüne kadar, 3 yılı aşkın bir süredir işçilere çeşitli baskılar uygulamakta, işçileri sendikamızdan istifaya zorlamaktadır. Bazı arkadaşlarımızı da diğer işçileri sindirebilmek için haksızca işten çıkarmıştır. İşveren yetkilileri, işçilerin e-devlet şifrelerini almaya ve onları baskı altında tutmaya çalışmışlardır.
Akdeniz Kimya, işkolumuzda faaliyet gösteren KİPLAS işveren sendikasının üyesidir. Kendisi sendikaya üye olan işveren, işçilerin sendikaya üye olmasına şiddetle karşı çıkmakta ve yasa dışı baskılar uygulamaktadır. Sendikamız işverenin üyesi olduğu KİPLAS yönetimine bu durumun engellenmesi için uyarı yazıları yazmıştır. İşçiler işverenin tutumunu çeşitli defalar protesto etmiş bulunmaktadırlar. Yine sendikamız kamuoyuna duyurular yayınlamış, işyerinde protesto gösterileri yaparak işverenin baskılarını kınamıştır. Akdeniz Kimya’da çalışan onlarca işçi, Kemalpaşa Adli makamlarına başvurarak işverenin yasa dışı baskılarının önlenmesi için şikayette bulunmuşlardır.

Değerli Basın Mensupları,
Bugün, Akdeniz Kimya’da sendikamızın işçilerle buluşmasını engelleyen ve toplu iş sözleşmesi sürecini geciktiren işverenin, işçilerin hayatına kastettiği, denetimsiz bir ortam söz konusudur. Bugün, Akdeniz Kimya, artık işçi sağlığı ve iş güvenliğinin tehdit altında olduğu bir aşamaya ulaşmış bulunmaktadır. Sendikal örgütlenmenin yokluğunda denetimsiz kaldığı için, aşırı kar hırsı ile işyerinde iş kazaları her geçen gün artmaktadır. Son bir yılda derin yanıklar, kırıklar, ezikler ortaya çıkaran yirmiden fazla iş kazası yaşanmıştır. 22 Haziran’da yaşanan iş kazasında ise bir işçi kardeşimizin kolu kopmuştur. Birkaç gün sonra işyerinde vardiyada çalışan tüm işçilerin yaralanabilecekleri bir kaza ise büyük bir şans eseri olarak ucuz atlatılmıştır. Yangın söndürme hattında vanaların patlaması ile işçilerin dinlenme alanları tehlike altına girmiş,  ancak dinlenme alanında kimse olmadığı için olay herhangi bir yaralanmaya yol açmamıştır. Sendikamız bu olayların daha da vahim sonuçlara yol açmaması ve devamının önlenmesi için herkese çağrı yapmaktadır. İzmir İŞKUR İl Müdürlüğü’ne Akdeniz Kimya’da gerekli incelemelerin yapılması için başvuruda bulunduk. İşveren sendikası KİPLAS’a konuya dikkatlerini çeken bir uyarı yazısı gönderdik. İşverene, işyerinde iş kazalarına son verebilmek ve meslek hastalılarından kurtulmak için gereken her türlü önlemi alması gerektiğini kamuoyu aracılığıyla bir kez daha bildiriyoruz.
 
Akdeniz Kimya’da örgütsüzlük ve işverenin gereken önlemleri almaması dolayısıyla işçilerin meslek hastalığı ya da iş kazası ile hayatlarını ya da çeşitli organlarını kaybetmeleri asla kabul edilemez. Bir işçi arkadaşımızın canının yanmasının ya da hayatını kaybetmesinin sorumluluğu elbette Akdeniz Kimya işverenine aittir. Ancak bu konuda işveren kadar, işçilerin çığlıklarına ve taleplerine bugüne kadar kayıtsız kalmış olan idari ve adli makamlar da büyük sorumluluk altındadır. Akdeniz Kimya’da önümüzdeki günlerde işçilerin hayatına kastedecek olayların gerçekleşmesinden büyük kaygı duyuyoruz. Son bir yıldır yaşanan iş kazaları, gelecekte daha kötü sonuçların ortaya çıkabileceği endişesini yaratıyor. Adli ve idari makamların tümünü, bugüne kadar işverenin etkisiyle içine girdikleri ve işçilerin haklarına saygı göstermeyen kayıtsız tutumu terk etmeye davet ediyoruz. İŞKUR ve adli makamları başvurularımıza gereken ciddiyeti göstermeye ve yasal yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırıyoruz.

Sevgili Basın Mensupları,
Kemalpaşa’da, OYAK işvereninin, bugüne kadar adli ve idari makamları etkisi altına alabildiğini gördük ve yaşadık. Ancak hiçbir gücün insanların vicdanlarını köreltemeyeceğine inanmak istiyoruz. Bu nedenle Lastik-İş Sendikası olarak, bir kez daha, İŞKUR’u ve adli makamları Akdeniz Kimya’daki işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda gerekenleri yapmaya davet ediyoruz. İlgili mahkemeleri de, işverenin kötü niyetli olarak açmış bulunduğu yetki davasını bir an önce, işçilerin yasal haklarını kullanmalarını sağlayacak şekilde sonuçlandırmaya davet ediyoruz.

İnanıyoruz ki, haklı olan kazanacak ve işçiler, sendikamız Lastik-İş ile birlikte toplu iş sözleşmesi hakkına kavuşarak yoluna devam edecektir. Tek amacımız, Akdeniz Kimya’da insanca üretim ve yaşama koşullarının hakim olduğu, iş kazalarının sıfırlandığı, işçilerin gülerek iş başı yapıp, sevinçle evlerine döndüğü, barış ve huzur içinde çalışılan bir işyeri ortamını bir an önce oluşturmaktır. Sendikamızın ve Akdeniz Kimya işçilerinin bu onurlu mücadelesine tüm kamuoyunun destek olacağına inanıyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Basın toplantısının sonunda Akdeniz Kimya işyerinde yaşanan sorunlarla ilgili bir bildiri okundu.

İşte o bildirinin tam metni:
AKDENİZ KİMYA’NIN İŞÇİLERE MEZAR OLMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ!
Bilindiği gibi İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde kurulu Akdeniz Kimya, kısa adı OYAK olan Ordu Yardımlaşma Kurumuna ait bir işyeridir. OYAK, Türkiye içinde ve dışında başka işyerleri de bulunan çok uluslu bir kurumdur.

Bir OYAK kuruluşu olan AKDENİZ KİMYA yabancı işyerlerini de satın alarak zaman içinde büyüdü. Gelirini ve karını arttırdı. Bütün atılımlarını biz işçilerin çalışmasıyla yaptı.

PEKİ, KENDİSİ BÜYÜYEN VE GELİŞEN AKDENİZ KİMYA İŞÇİLERE NE VERDİ?
Çalışanların ücretleri mi arttı? Çalışma saatleri mi azaldı? Yeni sosyal yardımlar mı verdiler? İş güvencesi mi geldi?  İşçilerin iş kazalarından ve meslek hastalıklarından korunması için adımlar mı atıldı? İşçiler işyerinde söz hakkına mı sahip oldu? İşçilerin isteklerini dinleyip saygı mı gösteriyorlar?

Bunların hiç birisi gerçekleşmedi. Yapılanlar göz boyamadan öteye geçmedi. Akdeniz Kimya işvereni işçileri işten çıkarma tehdidi ile baskı altına alarak düşük ücretlerle ve hiçbir söz hakkı tanımadan çalıştırmaya devam etti. İşçileri iş kazalarına ve meslek hastalıklarına karşı tedbir almadan çalıştırmayı sürdürdü. Bugün Akdeniz Kimyadan ayrılan işçiler başka işyerlerine başvurduklarında genellikle sağlık raporu alamıyorlar. Birçoğunda Akdeniz Kimyada yakalandıkları akciğer hastalıkları çıkıyor.  
Akdeniz Kimya’da sendikamız, 14 Ağustos 2017 tarihinde toplu iş sözleşmesi yapmak için Bakanlığa başvurmuştur. Bakanlıktan 24.08.2017 tarihinde sendikamızın toplu iş sözleşmesi yapmak için işyerinde çoğunluğu sağladığı bildirilmiştir. Ancak Bakanlığın bu tespitine işveren itiraz etmiştir. Açılan dava 2 yıldır devam etmektedir.

Akdeniz Kimya, işkolumuzda faaliyet gösteren KİPLAS işveren sendikasının üyesidir. Kendisi sendikaya üye olan işveren, işçilerin sendikaya üye olmasına şiddetle karşı çıkmakta ve yasa dışı baskılar uygulamaktadır. İşçiler işverenin tutumunu çeşitli defalar protesto etmiş bulunmaktadırlar. Yine sendikamız kamuoyuna duyurular yayınlamış, işyerinde protesto gösterileri yaparak işverenin baskılarını kınamıştır. Akdeniz Kimya’da çalışan onlarca işçi, Kemalpaşa Adli makamlarına başvurarak işverenin yasa dışı baskılarının önlenmesi için şikayette bulunmuşlardır.
 
Bugün, Akdeniz Kimya’da sendikamızın işçilerle buluşmasını engelleyen ve toplu iş sözleşmesi sürecini geciktiren işverenin, işçilerin hayatına kastettiği, denetimsiz bir ortam söz konusudur. Bugün, Akdeniz Kimya, artık işçi sağlığı ve iş güvenliğinin tehdit altında olduğu bir işyeri durumundadır. Sendikal örgütlenmenin yokluğunda denetimsiz kaldığı için, aşırı kar hırsı ile işyerinde iş kazaları her geçen gün artmaktadır. Son bir yılda derin yanıklar, kırıklar, ezikler ortaya çıkaran yirmiden fazla iş kazası yaşanmıştır. 22 Haziran’da yaşanan iş kazasında ise bir işçi kardeşimizin kolu kopmuştur. Bu olaydan birkaç gün sonra, işyerinde vardiyada çalışan tüm işçilerin yaralanabilecekleri bir kaza ise büyük bir şans eseri olarak ucuz atlatılmıştır. Yangın söndürme hattında vanaların patlaması ile işçilerin dinlenme alanları tehlike altına girmiş,  ancak dinlenme alanında kimse olmadığı için olay herhangi bir yaralanmaya yol açmamıştır. Sendikamız bu olayların daha da vahim sonuçlara yol açmaması ve devamının önlenmesi için herkese çağrı yapmaktadır. İzmir İŞKUR İl Müdürlüğü’ne Akdeniz Kimya’da gerekli incelemelerin yapılması için başvuruda bulunduk. İşveren sendikası KİPLAS’a konuya dikkatlerini çeken bir uyarı yazısı gönderdik.

Akdeniz Kimya’da örgütsüzlük ve işverenin gereken önlemleri almaması dolayısıyla işçilerin meslek hastalığı ya da iş kazası ile hayatlarını ya da çeşitli organlarını kaybetmeleri asla kabul edilemez. Bir işçi arkadaşımızın canının yanmasının ya da hayatını kaybetmesinin sorumluluğu elbette Akdeniz Kimya işverenine aittir. Ancak bu konuda işveren kadar, işçilerin çığlıklarına ve taleplerine bugüne kadar kayıtsız kalmış olan idari ve adli makamlar da büyük sorumluluk altındadır. Akdeniz Kimya’da önümüzdeki günlerde işçilerin hayatına kastedecek olayların gerçekleşmesinden büyük kaygı duyuyoruz. Son bir yıldır yaşanan iş kazaları, gelecekte daha kötü sonuçların ortaya çıkabileceği endişesini yaratıyor. Adli ve idari makamların tümünü, bugüne kadar işverenin etkisiyle içine girdikleri ve işçilerin haklarına saygı göstermeyen kayıtsız tutumu terk etmeye davet ediyoruz.

Kemalpaşa’da, OYAK işvereninin, bugüne kadar adli ve idari makamları etkisi altına alabildiğini gördük ve yaşadık. Ancak hiçbir gücün insanların vicdanlarını köreltemeyeceğine inanmak istiyoruz. Bu nedenle Lastik-İş Sendikası olarak, bir kez daha, İŞKUR’u ve adli makamları Akdeniz Kimya’daki işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda gerekenleri yapmaya davet ediyoruz. İlgili mahkemeleri de, işverenin kötü niyetli olarak açmış bulunduğu yetki davasını bir an önce, işçilerin yasal haklarını kullanmalarını sağlayacak şekilde sonuçlandırmaya davet ediyoruz.

İnanıyoruz ki, haklı olan kazanacak ve işçiler, sendikamız Lastik-İş ile birlikte toplu iş sözleşmesi hakkına kavuşarak yoluna devam edecektir. Tek amacımız, Akdeniz Kimya’da insanca üretim ve yaşama koşullarının hakim olduğu, iş kazalarının sıfırlandığı, işçilerin gülerek iş başı yapıp, sevinçle evlerine döndüğü, barış ve huzur içinde çalışılan bir işyeri ortamını bir an önce oluşturmaktır. Sendikamızın ve Akdeniz Kimya işçilerinin bu onurlu mücadelesine tüm kamuoyunun destek olacağına inanıyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
LASTİK-İŞ SENDİKASI

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA